movie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
movie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2020 Salı

Le tout nouveau testament - Yeni Ahit

Ne zaman öleceğinizi bilseydiniz ne olurdu?



Gerçekten izlenilmesi gereken filmler arasında. Farklı bakış açısı ve trajikomik halleriyle düşündüren güzel bir yapıt. İzleyin izletin efendim.

Video: moviesandpeliculas instagram sayfasından alıntılanmıştır.

25 Mayıs 2014 Pazar

Şeker Portakalı





Jose Mauro de Vasconcelos... Onun bu harika kitabını ilkin 7. sınıfta okuduğumu sanıyorum. Gözyaşları içinde, yüreğime Zeze adında bir kuş yerleştirerek kitabı bitirmiştim. o kadar vurucu ve şeker bir kitaptı ki benden yedi ve altı yaş büyük iki ablama da okutmuştum. Zeze'nin küçük dünyasındaki büyük hayalleri, Portuga'ya sevgisi, bir babaya duyduğu ihtiyacı içimi acıtmıştı. Sonrasında lise 1 ve sonda da okudum. Ve göremediğim, çözemediğim duyguları tadına vara vara içime çektim. Sonrasında Delifişek, Güneşi Uyandıralım ve Kayığım Rosinha'da bu harika masalı takip etti. Özellikle Kayığım Rosinha'da insanlığa, normalliğe çığlık çığlığa isyan ettim. Gerçekliğin ne kadar farklı anlamlar taşıyabileceğini ve her zaman beyaz olmadığını öğrendim.



Aradan uzun zaman geçti. Önce Şeker Portakalı'nın filmi çıktı dediler, daha sonra kitabının yasaklandığını haberlerden duydum. Filminin çıktığını duyduğunda sevinen kalbim ve canlanan çocukluğum, kitabın yasaklandığını duyduğunda paramparça oldu.



 Filmini türkçe bulamadım ama olsun. İngilizce ile aram iyi olduğundan bu sorunumu da çok kolay çözdüm. Önce 2012 yapımlı filmi izledim. Tekrar tekrar gözyaşları içinde ağladım ve eski dostuma merhaba dedim. Daha sonra 1970 versiyonunu izledim. 1970 versiyonu kitapla daha uyumluydu ama oyunculuk ve samimiyet açısından iyi değildi. 2012 versiyonu ise kitaptan eksikleri olsa da oyunculuk ve samimiyet açısından idealdi. Filmler bittikten sonra böyle harika bir filmi herkes izlemeli diye düşünerek sizlere bir link hazırladım. Buyurunuz. Emin olun pişman olmayacaksınız. İzleyin ve izletin ölmeden önce...

Link için tıklayınız.

9 Haziran 2013 Pazar

Vengo - Sufi Flamenco Scene

      İzlemeden ölürseniz çok üzülürsünüz. Filmin adı Vengo, neyzen Kudsi Ergüner neyini şaha kaldırıyor. İzleyin!!! İzletin!!!

         

7 Haziran 2013 Cuma

Suckseed: Huay Khan Thep ( Muhteşem bir Tayland Gençlik Filmi)



Suckseed muhteşem bir Tayland filmi. İzlerken çok keyif aldım ve bir kez dahi geçiştirmedim ki bu benim için gerçekten büyük başarı. Her anı güzel, aşkı ve dostluğu çok iyi harmanlamış.

Bazen elinizi ekrana uzatıp onlara katılmak istiyorsunuz. Beraber aşık olmak, yaptığınız berbat rock şarkılarıyla çocukları ağlatmak, ailenizden gizli Bangkok'a kaçmak, bir masa dolusu domatesi ezmek, aynı kıza\ erkeğe aşık olmak, beraber sabahlara kadar içmek, dinleyenleri sağır edecek kadar berbat şarkılar söylemek, sevdiğinize ona özel içinde aşk kelimesi geçmeyen parçalar yazmak, en yakın arkadaşınızla bir kız için küsmek ve onlarca kişinin önünde ağlayarak barışmak istiyorsunuz. Tüm bunları ve daha fazlasını aynı filmin içinde bulacağınızı bilmek sizin adınıza beni heyecanlandırıyor. Kulağa harika geliyor değil mi?

 Bu özel yapımın türdeşlerinden ayrılan bir yanı daha var. Şarkıları dinleyen bu gençler söyleyen sanatçıları odalarının içinde tam yanı başlarında buluyorlar. Ve biliyor musunuz şarkılar da gerçek sanatçılar da... Düşünün bir, odada tek başınıza Teoman dinlerken o aniden yanınızda beliriyor. Bu herkesin hayalidir  : )  Ya da erkekseniz, tüm zerafetiyle Shakira'nın odanızda olduğunu ve onu dinlediğinizi düşlesenize, müthiş değil mi?  Birbirinden harika sanatçıyı bünyesinde barındıran 2011 yapımlı film zamanın ötesinden evlerinize konuk oluyor.

Artists:
Jirayu Laongmanee as Ped
Nattasha Nauljam as Ern
Pachara Chirathivat as Koong and Kay
Thawat Pornrattanaprasert as Ex


                    

Konusu şöyle: Bizim bu tatlı arkadaşlarımızın ismi ( Soldan sağa doğru ) EX, Ped ve Khung.
                                Ve altta göreceğiniz esas kızımızın ismi de Ern.

                               

Film arkadaşlarımız 9 - 10 yaşlarındayken Ped'in Ern'e aşık olmasıyla ve ona bir band hazırlamasıyla başlıyor. Ama gecenin bir yarısı evlerini aradığında karşısına Ern'ün babası çıkıyor. Zavallı çocuk korkudan "Ben Khung" diyor. Sınıf bunu öğrenince, Khung Ern'e aşıkmış, dedikodusu çıkmasın mı? Hem esas kızımız da Bangkok'a gitmeye kalkmasın mı? Zavallı Ped ilk aşk sayfasının orada kapandığını düşünürken yıllar sonra lisede tekrar Ern dönüyor. Ama bir sorun var. Khung da Ern'e aşık. Ve Khung Ped'in en yakın arkadaşı... Çocuğumuz yılların sevdasını içine gömüyor tabi.... Herşey bununla kalsa iyi, Khung Ern'e ilanı aşk edip de geri çevrilince dünyaya küsüyor ve bütün kadınların iğrenç olduğu bir şarkı yazıyor. Ped arkadaşını kaybedeceği korkusuyla Ern'e olan aşkını açık etmiyor. Kızımızla oğlumuz gizli gizli aşk yaşarken bir de baştan beri dönen yarışma konusu var. 3 kafadar suckseed adlı bir grup kurup kadınlara olan nefretlerini tüm dünyaya haykırmak ve yarışmayı kazanmak için kolları sıvıyor. Ama Khung'u reddedince gruptan ayrılıp ikiz kardeşi Kae'in grubuna katılan Ern yarışmaya Ped'in ona yızdığı aşk şarkısıyla katılınca ipler kopuyor. Khung Ped'in Ern'e aşık olduğunu öğrenip yarışmayı terk ediyor. Ped de arkadaşını kaybetmenin üzüntüsüyle Ern'ü terk ediyor. Bir süre sonra lisenin son günü dört kişi yıl sonu partisinde yan yana geliyor. Ped sahneye çıkıp Sucseed'in şarkısını ağlayarak söylemeye başlıyor. Khung da X de sahneye geliyor. Ve sarılıp ağlamaya başlıyorlar. Orada ben de hem gülüp hem ağlıyorum tabi : )



Gerçekten keyifli iki saat geçirdim. Siz de aynı zevki tatmak istiyorsanız aşağıya bakmanız yeterli. Ne yazık ki film asya severler tarafından daha keşfedilemediğinden ve ben altyazı hazırlayamayacak kadar tembel olduğumdan ingilizce altyazılı : ) İyi seyirler...

suckseed izle

Lo Chiamavano Trinita ( Bana Trinity Derler )




 italyancası "Lo Chiamavano Trinita" , İngilizcesi "They Call Me Trinity" , Türkçesi ise " Bana Trinity derler" olan bu yapım hem benim kişisel film tarihimde hem de western sinemasında muhteşem bir yere sahip. Terence Hill ve Bud Spencer ismini tüm dünyada kült haline getiren ölümsüz bu filmin yönetmenliğini ve senaristliğini 1970'de Enzo Barboni yapmış. İyi ki de yapmış, ellerine sağlık. :) Ya yapmasaymış?! Biz de böyle harika bir yapımdan mahrum kalacaktık. Sağol varol Enzo'cuğum.

                         

Konuya gelirsek Trinity ( Terence Hill ) yani Şeytan olarak anılan şu yukarıdaki tembel kovboyumuz batının en hızlısı olarak anılmakta, zekasıyla, yakışıklılığıyla, şeytana pabucunu ters giydiren kurnazlığıyla, genç kızların gönlünü çalan maviş gözleriyle tüm film boyunca bizleri ekrana kilitlemekte :) Tabi burada hiç çaktırmıyor değil mi?

                    

Bambino ise onun abisi olma talihsizliğini yaşayan bir diğer hızlı kovboy. Lakin iri gövdesiyle uyumsuz bir şekilde çok azıcık çok çok azıcık saf. öyle ki ailesi onu korumak için Trinity'i onunla gönderirken, kardeşine göz kulak ol Sen onun abisisin, diye kandırıp gönderiyorlar. O da her an öldürmek için yanıp tutuştuğu kardeşini iş sahibi etmek, alnının akıyla bir at hırsızı olmasını sağlamak için kolları sıvıyor. Zor iş tabi. Trinity gibi birini yola getirmek her babayiğidin harcı değil. İş öyle bir yere geliyor ki Bambino, Trinity tarafından soyuluyor. Tek yumruğuyla karşısındakini kuma gömen Bambino, Trinity'nin yanında kuzu gibi kalıyor. Filmin de zevki burada işte :)

Filmin ikincisi de var ve o da müthiş... Birileri yapar bize de yazmak düşer. İZLEYİN!!! İZLETİN!!!

O masmavi gözleri görmek için filmi izlemeye değer değil mi? ; )

                                             


                                         


                                            

Bu da soundtrack, Franco Micalizzi'nin ölümsüz eseri...

               
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...